Buradasınız: Azbuz --> Kaliteli ve Uygun Tatil
28 Ocak 2012, Cumartesi
 
<< ANA SAYFA
 
SİTE SAHİBİ
tatilim


51
Ankara
Şikayet Et
 
Bu sitede Tüm Azbuz'da
 
->>YAZI GÖNDERİN

SİTE ETİKETLERİ
 
SİTE KATEGORİSİ
Gezi ve Mekân > Oteller
 
GİRİŞ:
E-posta:
Şifre:
Beni Hatırla
 unuttum
OYLAMA

Bu siteye oylama eklenmemiş.

rss link
 
ADnet Reklamları
[YAZILAR]
çobanla bülbül

 

.

Çobanla Bülbül

Çoban kaval çaldı,sordu bülbüle:
“Sürülerin hani,ovan nerede? ”
Bülbül sordu,boynu bükük bir güle:
“Şarkılarım hani,yavrum nerede? ”

Ağla çoban ağla.Ovan kalmadı.
Göz yaşı dök bülbül,yuvan kalmadı.


Çoban dedi:”Ülkeler hep gitse de,
Kopmaz bende Anadolu Ülkesi,”
Bülbül dedi:”Düşman Hased etse de
İstanbul da şakıyacak Türk sesi”

Çalış çoban,kurtar öz yurdunu.
Şairlerden topla,bülbül bir ordu.



Çoban dedi:”Edirne’den ta Van’a
Erzurum’a kadar benim mülklerim.”
Bülbül dedi:”İzmir,Maraş,Adana,
İskenderun,Kerkük en saf Türklerim”

Sarıl çoban,Sarıl.Mülkü bırakma.
Yad elinde,bülbül,Türk’ü bırakma.


Çoban dedi: Sürülerin hep kaçsa
Benim sürüm var, kaçmaz, adı Türk ili.
Bülbül dedi: “Şarkı ölsün, yok tasa;
Türkülerim yaşar söyler halk dili.

Yalvar çoban,yalvar.İlin kurtulsun.
Dile haktan,bülbül,dilin kurtulsun.

.
Ziya Gökalp

 

tuzbuz40

Bu yazı 27/09/2009 tarihinde yayınlandı. 1350 defa görüntülendi.
ETİKETLER
CENNET MEKTUPLARI - 18

Cennet mektupları (18)

Merhaba Erol abi! Durmadan kötülük düşünen bir ülkeden, iyi elektrik gelmiyor cennete...
Bütün yollar hesaplaşmaya mı çıkıyor?
Öç almadan yatışmayacak mı yürekler?
Aşkın dilini mi kesti politik amcalar?
Ülkem, artık tekin bir ülke değil biliyorum.
Peki çocukları kim koruyor Erol abi?
Birbirlerini yiyenler korumadığına göre...

Geçen akşam kuşların gagalarını bileyledim. Yılanların değiştirdiği gömlekleri kaplumbağalara verdim, yaz çadırı kurdular.
Avuçlarım hâlâ kekik kokuyor.
Kıyıya vurmuş denizyıldızıyla, gökten düşen bir yıldız aşık oldu birbirine sultanların sultanı ablam.
Onların bu hafta düğünü var.
Yıldızların altında.
Bir asker ağabey geldi cennete...
Her sabah şafakta Türk bayrağını öpüyor.
Akşamları üşüyordu, annemin ördüğü Selanik örgüsü hırkamı verdim ona.
O da bana künyesini verdi.
Gençler ve çocuklar için, ölümün hiçbir yanı güzel değil.
Şimdi baharın en güzel günleridir.
Pencere önündeki çiçekler, selam duruyordur güneşe. Biliyorum ki bu saatte, beni hayata çağırıyordur arkadaşlarım.
Adı cennet bile olsa, yaşamak aleminden daha anlamlı bir gezegen olamaz çocuklar için. O yüzden çocuklara iyi bak Erol abi

                                                                       Eroll v

 

Kategori: Kültür - Sanat
Bu yazı 18/10/2009 tarihinde yayınlandı. 1352 defa görüntülendi.
ETİKETLER
YAĞMUR V DENİZ

YAĞMUR VE DENİZ

 

Yağmurlarda,saçakların altında mutlu ve kardeşçe görüntülerimiz vardı.

Bir kerdeşi bekler gibi mutlu kedi ablamız en yürekli ablamızdı o zamanlar.Arap kızları vardı camdan cama bakardı.Her yağmur sonrasında gökkuşağı çıkardı.Yaşlı adamlar vardı yoksul evlerinde,geçmişten nice öyküyü alıp durmaksızın anlatırlardı birbirlerine.

Analar vardı,gökteki Ay,la yer değiştirmiş.Hepsi de yeni bitmiş sonbahar kokardı.

Çocukların kağıttan kayıkları,gözlerinden yıldız akardı.Soba yanardı baca tüterdi.Evlerde birikirdi,yıkanmış çamaşırlar.Torunlar gözlerinin içine bakardı dedelerinin.Masallar ortaya çıkardı.

Bir dede denizin tarifini yapardı sultanların sultanına.

Biraz dağa yağarsa deniz olacak diye.Yağmur yağdıkça dedenin foyası ortaya çıkardı.Mutlu kedi sorardı dedesine,yağmur denize ne yapar dede?

Ciğerindeki nikotin tarlasında,ince belli cam cay,bardağında çay içerdi dede.Sorulara cevap veremediği zaman ıslanmış tütün yakardı.

Uzun olurdu gece,yağmur camlara vururdu,kapı çalındı sanılırdı.Kapıyı açtırmayan yağmur ,damlardan içeri sızardı.Sokak lambaları ,düşlere garsonluk yapardı.En sonunda bulutlara ulaşırdı yoksul mahalleler.Yağmurda yağmaktan bıkardı.Yağmura içerden bakmayı da,öğrendik,dışarıda ıslanmayı da…

Yüreğiniz kocaman deniz olsun…Arkadaşlar.

Yağmur,denize ne yapabilir ki?

Siz seçiminizi doğru insandan yana yaptıktan sonra…

 

 

 

                                                              Eroll v

 

 

 

 

 

Kategori: Kültür - Sanat
Bu yazı 21/06/2009 tarihinde yayınlandı. 1663 defa görüntülendi.
ETİKETLER
aşk

 

 

Bu kadar mı güzel anlatılır …. :-)

 

Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları taralı, dişleri fırçalanmış adamı ya da kadını sevmek kolaydır.

 

Aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığında

ki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir. Buna katlanamayanlar zaten aşık değillerdir. Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor diyebiliriz.

     

Zira aşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir. Hep beraber olmak istersin. Banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir. Ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün, pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini, o bin tane ayakkabısı dururken bin birinciyi almaktan mutlu olacak diye, istediğin gömlekten vazgeçersin. Zamanla, almaktan çok bir şeyler vermekten mutlu olduğunu keşfedersin.

     

Eğer evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak sanılıyorsa, o kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır. Bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından on bin firkete sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp -s..... böyle kuaförü- diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır.

 

Evlilik; sadece aşk değildir. Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık,

sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir. Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz. Aşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz. Hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik. Aşk evlilikte gider gelir. Halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur. O aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır. Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan olduğuna inanacaklardır.

 

Zafer, direnenlerin olur...

 

 

       (alıntıdır)

 

 

 

 

 

Bu yazı 30/06/2009 tarihinde yayınlandı. 679 defa görüntülendi.
ETİKETLER
zelalgiyan
[]
SEA POİNT HOTEL (4*) KUŞADASI
Tüm odalarda split klima,
[]
YARISMALI SOHBET
HER HAFTA 250 KONTÖR L&Uu
[]
MUHTEŞEM YENİ YIL EĞLENCESİ
[]
YILBAŞI BALOSU DOĞANIN KALBİNE YOLCULUK
[]
TWINS SUIT HOTEL 3*
Mahmutlar/ ALANYA00 - 12
[]
ERENCİ_MUNİŞH
HEPSİ DEN 1 KAÇ TANE RESİM&nbs
[]
GENİŞ BİLGİ VE REZERVASYON İÇİN
    YAMAÇ
[]
Kusur kimde?
Hayrettin Karamanhkaraman@yeni
[]
fahriye abla
FAHRİYE ABLAHava keskin bir kö
[]
EY TÜRK KADINI !
BİRİNCİ VAZİFEN BULAŞIK, ÇAMAŞ
[]
SAILOR'S BEACH CLUB 4* TATİL KÖYÜ
Kiriş / KEMER00 - 12
[]
GRAND RİNG HOTEL 5*
Beldibi / KEMER00 - 12 YA
[]
ALLAHA AYIRACAK VAKTİNİZ VARMI
ALLAHA AYIRACAK VAKTİNİZ VARMI
--> Tüm yazılar
OTELLERİN TANITIMI | GEZELİM GÖRELİM | REZERVASYON VE BİLGİ | ZİYARETÇİ DEFTERİ | Kaliteli ve Uygun Tatil Ana Sayfa | Forumlar | RSS
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.